<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Evindarim.Org</title>
	<atom:link href="http://www.evindarim.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.evindarim.org</link>
	<description>Düşüncede Özgürlük</description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Jan 2012 09:34:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Fethullah Gülen&#8217;in Başbakanına Hazır Olun</title>
		<link>http://www.evindarim.org/haber/fethullah-gulenin-basbakanina-hazir-olun</link>
		<comments>http://www.evindarim.org/haber/fethullah-gulenin-basbakanina-hazir-olun#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2012 09:31:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evindar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[ANAP]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[BDP]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evindarim.org/?p=93</guid>
		<description><![CDATA[Kimileyin Türkiye’de hiç tek başına bir parti oldu mu diye düşünüyorum, bunu düşünürken de önüme garip bir soru çıkıyor: “Türkiye Tek Parti dönemi yaşadı mı?..” Bu konuya geçenlerde yazdığım “CHP, DERSİM VE CHP’NİN SAĞCILARI…” adlı yazıda biraz girmiştim, daha da uzun yazacağım ama yanlış götürmeyen bir yazı olması gerektiğinden daha araştırma yapmam gerekiyor. Size tek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kimileyin Türkiye’de hiç tek başına bir parti oldu mu diye düşünüyorum, bunu düşünürken de önüme garip bir soru çıkıyor: “<strong>Türkiye Tek Parti dönemi yaşadı mı?..</strong>” Bu konuya geçenlerde yazdığım “<strong>CHP, DERSİM VE CHP’NİN SAĞCILARI…</strong>” adlı yazıda biraz girmiştim, daha da uzun yazacağım ama yanlış götürmeyen bir yazı olması gerektiğinden daha araştırma yapmam gerekiyor. Size tek tüyo verebilirim, “<strong>Tek Parti dönemi</strong>” diye tartışılan şeye artık inanmıyorum yani Türkiye bana göre böyle bir dönem yaşamamıştır.</p>
<p>Bu arada diğer yazılar yanlış götürür mü diye düşünebilirsiniz ama bu tip yazılar daha çok isimler ve tarihler üzerine yazılacağından daha titiz olunması gerekiyor diye düşünüyorum. Yoksa STAR Gazetesi yazarı Ergun Babahan gibi 60’lı yılların içişleri bakanı Faruk Sükan ile 71’de piyasaya çıkan Tofaş’ın arabalarını aynı tarihte sıralar durursunuz…</p>
<p>CHP’li Tek Parti dönemini sonraya bırakırsak aklıma ilk olarak Adalet Partisi geliyor. Demokrat Parti’nin devamı olduğu söylenen Adalet Parti ve genel başkanı Süleyman Demirel’e Celal Bayar ve arkadaşları uzun yıllar uzak durmuştur. Adalet Partisi’nin içinde Sadettin Bilgiç etrafında toplanan milliyetçi bir kesim vardı. Bu ekip MHP’ye rağmen hep AP içinde yer aldı ve ciddi sayılacak oyları vardı. Aynı şekilde MSP ve Erbakan’a karşın Nurcular ve kimi değişik tarikatlar da AP’yi desteklerdi. Tevfik Paksu ve Hüsameddin Akmumcu aklımda kalan Nurcu milletvekilleri mesela.</p>
<p>Adalet Partisi’nden sonra bunun en belirgin örneği 4 görüşlü (Nasıl bir mantıksa) ANAP’tır. Bu kadar değişik görüşü Süleyman Demirel yada Turgut Özal gibi biri belli bir süre bir arada tutabilir ama onlar gittiğinde doğal olarak parti sıfırlanır. ANAP ve Doğru Yol bunun en açık örnekleridir.</p>
<p>AKP bu partilerden farklı mı? Hayır değil, bunu daha önce defalarca yazdım, Recep Tayyip Erdoğan başbakan ve kendi başına bir siyasi kişilik, Milli Görüş çizgisinden geliyor, bıraktığını söylese de bana inandırıcı gelmiyor. Başbakan yardımcısı Bülent Arınç Fethullah Gülen ekibinden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le beraber. Meclis başkanı Cemil Çiçek de partinin milliyetçi kesiminden. 4 önemli koltuğa baktığınızda bu partiye Tek Parti deme şansımız var mı?</p>
<p>Size şöyle bir soru sorsam yada böyle bir anket yapılsa ne sonuç çıkar çok merak ediyorum: “<strong>AKP’nin tabanı kimdir?..</strong>” AKP dediğime bakmayın, yazının başlığı AKP olduğundan onu soruyorum, aynı soruyu parti adını değiştirerek sorabilirsiniz. Bu soruyu belki şimdilik bitek BDP’ye soramazsınız, değişik görüşlerden tabanı olsa da şimdilik hepsinin hedefi aynı olduğundan onların ayrı bir inançları var yada böyle olma gerekçeleri çok farklı ve önemli.</p>
<p>Benim yazılarıma başladığımdan beri yazdığım Erdoğan – Gülen tartışması son seçimden sonra artık iyice su yüzüne çıktı. Bitakım Libre-el-al yazarlarla olan sert tartışmalar, Erdoğan – Taraf Gazetesi kavgası, Gülerce’nin yazıları, dün Bugün Gazetesi’nde Gülay Göktürk’ün yazısı, Fehmi Koru, Hasan Cemal yazıları ve tartışmaları, hepsine toplu olarak baktığınızda “<strong>Birdenbire ne oldu bunlara?..</strong>” diyebiliyorsunuz. Oysa olan bişey yok, bu saydığım isimlerin hiçbiri esas olarak Erdoğan’ı desteklemediler, onlar Fethullah Gülen’i desteklediler, Gülen de AKP’yi desteklediği için bu ekip Erdoğan’ı destekler göründü.</p>
<p>Ahmet Altan, Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklese dünkü yazıyı yazar mı, eleştirir ama bu kadar ağır yazmaz. Lafı fazla uzatmayayım, şimdi kılıçlar iyice çekildi parti içinde ve Erdoğan cumhurbaşkanı seçilince yada seçilebilirse partinin başına Fethullah Gülen taraftarı biri gelecek. Parti içindeki 2 dönemden sonra seçilememeye hafiften başlayan isyanın nedeni de bu, Arınç gibi Gülen’in parti içindeki topları kalmak istiyorlar. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e düşünülen yurtdışı görevleri de bu olayın bir parçası.Hatta kılıçlar o kadar çekildi ki Gül’ün ayrı bir parti kurmasına kadar gitti. Gül bunu yalanlamadığı gibi bir de cumhurbaşkanlığının 5 yıl mı 7 yıl mı olması konusunda tavır aldı.</p>
<p>Milliyet Gazetesi’nde Mehmet Tezkan’ın dünkü “<strong>YENİ AKP</strong>” yazısını okumanızı öneririm. Bu yazı bir anlamda Tezkan’ın “<strong>İlk kez iktidar gibi davranmaya başladı..<br />
Bakalım ne olacak?</strong>” sorusuna yanıt olabilir. AKP tek parti midir, yoksa esas partileşmeye bundan sonra mı gidecek yada önceki örnekleri gibi bitecek. Bence en büyük olasılık üçüncü dediğim, bu süreç AKP’yi bitirecek… Önceden Erdoğan’cıymış gibi görünenlerin de bu kadar bağırmaları bundan…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ahmet NESİN</p>

<p class="sayac_bilgi">5 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evindarim.org/haber/fethullah-gulenin-basbakanina-hazir-olun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Apple&#8217;ın efsanevi kurucusu Steve Jobs&#8217;ın</title>
		<link>http://www.evindarim.org/dunya/applein-efsanevi-kurucusu-steve-jobsin</link>
		<comments>http://www.evindarim.org/dunya/applein-efsanevi-kurucusu-steve-jobsin#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2011 13:40:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lawe Roje</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evindarim.org/?p=79</guid>
		<description><![CDATA[Apple&#8217;ın efsanevi kurucusu Steve Jobs&#8217;ın neden öldüğü açıklandı Apple firmasının efsanevi kurucusu Steve Jobs&#8217;ın ölümü dolayısıyla doktor tarafından hazırlanan belgede, ünlü girişimcinin solunum durmasından San Francisco&#8217;nun güneyindeki Palo Alto&#8217;da bulunan evinde öldüğü belirtildi. İnternette yayımlanan belgelere göre, evinin yakınındaki bir mezarlıkta toprağa verilen Jobs&#8217;ın cenazesine otopsi yapılmadı. Bu arada, Amerikan medyasında birçok kaynak, Jobs için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Apple&#8217;ın efsanevi kurucusu Steve Jobs&#8217;ın neden öldüğü açıklandı</p>
<p>Apple firmasının efsanevi kurucusu Steve Jobs&#8217;ın ölümü dolayısıyla doktor tarafından hazırlanan belgede, ünlü girişimcinin solunum durmasından San Francisco&#8217;nun güneyindeki Palo Alto&#8217;da bulunan evinde öldüğü belirtildi.</p>
<p>İnternette yayımlanan belgelere göre, evinin yakınındaki bir mezarlıkta toprağa verilen Jobs&#8217;ın cenazesine otopsi yapılmadı.</p>
<p>Bu arada, Amerikan medyasında birçok kaynak, Jobs için Apple firması çalışanlarının katılacağı bir tören düzenleneceğini, bu özel törenin 19 Ekim&#8217;de şirketin Silikon Vadisi&#8217;ndeki genel merkezinin amfi tiyatrosunda yapılacağını belirtti. İnternette de 14 Ekim&#8217;i &#8220;Steve Jobs Günü&#8221; olarak kutlamayı isteyen bir hareket doğdu.</p>
<p>EHA</p>

<p class="sayac_bilgi">7 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evindarim.org/dunya/applein-efsanevi-kurucusu-steve-jobsin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Köstebek Beşir Atalay&#8217;dır&#8221;</title>
		<link>http://www.evindarim.org/politika/kostebek-besir-atalaydir</link>
		<comments>http://www.evindarim.org/politika/kostebek-besir-atalaydir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2011 13:30:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lawe Roje</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evindarim.org/?p=72</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu Kılıçdaroğlu, Deniz Feneri soruşturmasında ortaya çıkan ve kabinedeki bakanlardan biri olduğu söylenen köstebek bakanın Beşir Atalay olduğunu iddia etti. Kılıçdaroğlu şunları söyledi: &#8220;14.10.2009. Saat 22.19.33. Saniyesini de veriyorum ki, kuşkuya kapılmasınlar. İçişleri Bakanlığı&#8217;nın özel kaleminden, bakanın koruma müdürü Kırıkkale Belediye Başkanı&#8217;nı arıyor. Bu görüşme 134 saniye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu</p>
<p>Kılıçdaroğlu, Deniz Feneri soruşturmasında ortaya çıkan ve kabinedeki bakanlardan biri olduğu söylenen köstebek bakanın Beşir Atalay olduğunu iddia etti.</p>
<p>Kılıçdaroğlu şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;14.10.2009. Saat 22.19.33. Saniyesini de veriyorum ki, kuşkuya kapılmasınlar. İçişleri Bakanlığı&#8217;nın özel kaleminden, bakanın koruma müdürü Kırıkkale Belediye Başkanı&#8217;nı arıyor. Bu görüşme 134 saniye sürüyor. Aynı akşam, saat 22.22.35&#8242;te, Kırıkkale Belediye Başkanı hemen Hayat Görsel Yayıncılık A.Ş&#8217;den Mustafa Çelik&#8217;i arıyor. Bu görüşme 44 saniye sürüyor. Görüşmede Veli Korkmaz, Mustafa Çelik&#8217;e &#8216;üstadım&#8217; diye hitap ediyor. Veli Korkmaz, &#8216;Evde misin? Bana acele sabit telefonu ver&#8217; diyor. Yine aynı gece, saat 22.23.23&#8242;de sabit telefondan Mustafa Çelik&#8217;i arıyor ve bu görüşme 113 saniye sürüyor. Mustafa Çelik, Deniz Feneri operasyonu dolayısıyla öğrendiği arama kararını İsmail Karahan&#8217;a bildiriyor. Savcı, bu bilgiyi kimden aldıklarını soruyor. İsmail Karahan, &#8216;Mustafa Çelik bana işyerlerinde arama yapılacağını duyduğunu söyledi. Mustafa Çelik bana arama yapılacağını söyledikten sonra Zekeriya Bey&#8217;e de aynı bilgiyi vermiş&#8221; diyor. İçişleri Bakanı’nın koruma müdürü, gecenin o saatinde İçişleri Bakanı&#8217;nın özel bürosundan başlayıp İstanbul&#8217;da sonlanan, saniyelerle, dakikalarla açıkladığım telefon trafiği.. Bu yapı bir demokrasiye yakışan bir yapı değildir. Bu yapı, tüyü bitmemiş yetimin cüzdanına tüy dikmek demektir. &#8216;Tapeler önümüze geliyor&#8217; diyordu ya Başbakan. Bir Başbakan düşünün, Deniz Feneri&#8217;nin bütün adamlarını koruyor. Zahid Akman için özel yasa çıkarıyor. Adalet Bakanı&#8217;nı düşünün, 3 savcıyı derhal görevden alıyor. Ne yaptı o savcılar? Namuslu birer insan gibi çalıştılar. Köstebek Beşir Atalay’dır. Bir dava düşünün; Adalet Bakanı&#8217;nın görevi savcıları görevden almak. İçişleri Bakanı&#8217;nın görevi de arama yapılacağını önceden duyurmak. İnsanda biraz utanma olur. Bu ahlakı, herkesin sorgulaması gerekiyor</p>
<p>Evindarim.Haber.Ajansı</p>
<p>EHA:!Ankara</p>

<p class="sayac_bilgi">7 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evindarim.org/politika/kostebek-besir-atalaydir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşte KCK suçları: Çadır kurmak, namaz kılmak, açıklama yapmak</title>
		<link>http://www.evindarim.org/manset/iste-kck-suclari-cadir-kurmak-namaz-kilmak-aciklama-yapmak</link>
		<comments>http://www.evindarim.org/manset/iste-kck-suclari-cadir-kurmak-namaz-kilmak-aciklama-yapmak#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Oct 2011 14:34:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lawe Roje</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evindarim.org/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul &#8211; İstanbul&#8217;da hafta başında KCK adı altında yapılan operasyonlarda gözaltına alınan BDP&#8217;lilere savcılık ve polis sorguları sırasında &#8216;çadır kurmak, &#8216;Cuma namazına gitmek&#8217; ve &#8216;Galatasaray Meydanı’nda basın açıklaması&#8217; yapmaktan ötürü suçlandığı ortaya çıktı. Tutuklanan BDP&#8217;lilerin avukatlarından Ramazan Demir gözaltında polisin &#8216;pişmanlık yasası&#8217;nı dayattığı ve BDP’lilere kötü muamelelerde bulunulduğunu söyledi. Gözaltına alınanların ve tutuklananların avukatlarından Ramazan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><strong>İstanbul &#8211; </strong></span>İstanbul&#8217;da hafta başında KCK adı altında yapılan operasyonlarda gözaltına alınan BDP&#8217;lilere savcılık ve polis sorguları sırasında &#8216;çadır kurmak, &#8216;Cuma namazına gitmek&#8217; ve &#8216;Galatasaray Meydanı’nda basın açıklaması&#8217; yapmaktan ötürü suçlandığı ortaya çıktı. Tutuklanan BDP&#8217;lilerin avukatlarından Ramazan Demir gözaltında polisin &#8216;pişmanlık yasası&#8217;nı dayattığı ve BDP’lilere kötü muamelelerde bulunulduğunu söyledi.</p>
<p>Gözaltına alınanların ve tutuklananların avukatlarından Ramazan Demir, konuyla ilgili olarak ANF’ye bilgi verdi. Gözaltına alınanlarla görüşme yasağı nedeniyle 24 saat görüşemediklerini belirten Demir, avukatların İstanbul Emniyet Müdürlüğü Teröre Mücadele Şubesi’nde bin bir türlü zorlukla karşılaştıklarını söyledi. Polislerin kendilerine karşı çok sert tavırlar içinde olduğunu, onur kırıcı ve saygısızca davrandığını aktaran Demir, TEM polislerinin 15’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda kendilerine ifade tutanaklarını vermediklerini söyledi.</p>
<p><strong>* İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele şubesinde 15. Ağır Ceza Mahkemesi hakimi tarafından verilen kısıtlama kararıyla avukatların örgüt üyesi muamelesi yapılıyor. Bu nasıl oldu? </strong></p>
<p>- Terörle Mücadele yasası kapsamında 24 saatlik görüşme yasağı verildiği için biz müvekkillerimizi 24 saat göremedik. İstanbul Emniyeti Terör ile Mücadele şubesine gittiğimizde bin bir türlü zorlukla karşılaştık. Polislerin bize yönelik tavrı çok kaba, onur kırıcı, saygısızdı. Bizi saatlerce beklettiler. CMK Kanununda gizlilik ve kısıtlama olan dosyalarda avukatın veya sanığın dosyaya erişimi dava açılana kadar kısıtlanabiliyor. Fakat altında sanığın ve avukatın imzası bulunan tüm evrakları alma hakkı var, çünkü bu söz ettiğim kısıtlama kapsamında değerlendirilmiyor. Bu bir istisnadır. Yani hazır bulunduğun ifade tutanakları, bilirkişi tutanakları, olay yeri inceleme ve yakalama, gözaltı tutanaklarını gizlilik ve kısıtlama kararı olsa dahi sanık ve müdafi alabilir. Fakat TEM şubesi polisleri 15’inci Ağır Ceza mahkemesinin kararı doğrultusunda bize bu ifade tutanaklarını vermeyeceklerini söylediler.</p>
<p><strong>* Neden vermediler? </strong></p>
<p>- O kararı da bize gösterdiler ve burada esas düşündürücü olan kısıtlamanın gerekçesi: “Soruşturma kapsamında halen şüphelinin ve irtibatta bulunduğu kişilerin yakalanmaması, yakalanması halinde kimlik ve adres bilgilerinin ve belgelerinin müdafiler aracıyla diğer örgüt mensuplarının eline geçebileceği ve örgüt mensuplarının kaçırılabileceği, karartılabileceği ve örgüt mensuplarının kaçabilecekleri dolayısı ile soruşturmanın amacının tehlikeye düşebileceği” yazıyor. Resmen biz örgüt üyesi olarak lanse edilmişiz. Normal prosedürde bizim müvekkillerimizle katıldığımız ifade alma sırasında bizim ve müvekkillerimizin imzaladığı ifade tutanağının bir örneğini polis alırken, bir tanesinin de bize verilmesi şarttır. Ancak burada buna da yasak getirmişler. Niçin? Müvekkillerimizin neyle suçlandığını bilmememiz için. O zaman biz ne işe yarıyoruz orada?</p>
<p><strong>* Bu durum karşısında ne yaptınız peki? </strong></p>
<p>- Böyle bir uygulama dünyanın hiçbir yerinde yok. Biz TEM şubesinde de bu uygulamanın hukuki olmadığını vurgulayarak, bu hukuksuzluğa ortak olmayacağımızı söyledik. Bu kararın savunma ve adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu ve ortada çok ciddi bir hukuksuzluk olduğunu müvekkillerimize de anlattık. Nöbetçi soruşturma savcısını aradık, görüştük ancak savcılık hiçbir şekilde bu duruma müdahale etmedi. Altında imzası bulunan ifade tutanağını isteyen Adem Çalışçı isimli avukat arkadaşımız polis tarafından hakarete uğrayarak odadan kovuldu. Bize bağırıp çağırıyorlardı, saygısızca konuşuyorlardı, sanki avukat değil de azılı suçluymuşuz gibi davrandılar. Dosyada avukatlar aleyhinde hukuksuz kısıtlamalar getiren 15. Ağır Ceza Mahkemesinin hakimi hakkında HSYK’ya şikayette bulunacağız</p>
<p>GÖZALTINDA İTİRAFÇI OL BASKISI</p>
<p><strong>* Gözaltı sürecinde müvekkilleriniz herhangi bir baskı yaşadı mı? </strong></p>
<p>- Evet tabii ki. Şöyle ki ismini açıklamayacağım bir müvekkilimize doğrudan polisler tarafından pişmanlık yasası dayatılmış. Bizim kendileriyle görüşemediğimiz 24 saat içersinde alıp saatlerce sorgulamışlar, 5-6 saat baskı altında 5 sefer nezarethaneden çıkartıp ailesini de çağırarak itirafçı olma ve pişmanlık yasasından faydalanması için zorlamışlar, baskı uygulamışlar. Onun dışında gözaltında tutulan müvekkillerimizin en temel ihtiyaçları bile saatler sonra karşılandı. Mesela çoğu hastaydı zaten, serum ihtiyacı olanlar bile vardı içlerinde. Örneğin herhangi bir ilaç ihtiyacı 6-7 saat sonra karşılandı. Verilen yemekler ve ekmekler bayat ve sağlıksızdı, soğuk koşullarda tutuldu insanlar günlerce. Gözaltında tutulanların çoğu 40-50- 60 yaşlarındaydı zaten. Özellikle kadınların en temel ihtiyaçları, kadınsal hastalıklarından dolayı doğabilecek muhtemel ihtiyaçları bile karşılanmadı. Bu nedenle müvekkillimiz olan bir kadın arkadaş çok zor durumda kaldı. O açıdan kadınlar çok zor durumda kaldılar gözaltında. Avukatlarla görüştürülmedikleri 24 saat içersinde polisler hukuka aykırı bir sürü işlem yapmışlar. Şu anda dosyada gizlilik kararı olduğu için erişemiyoruz ancak dosya açıldığında neler yaptıklarını öğreneceğiz.</p>
<p><strong>* Tutuklanma gerekçesi ne? Ne tür suçlamalar yöneltilmiş? </strong></p>
<p>* PKK/ KONGRA-GEL örgütü içersinde faaliyetlerde bulunmak, bombalı ve molotof kokteylli eylemlere katılmak gerekçesi öne sürülmüş. Ancak soruşturma savcılığında yöneltilen sorulardan gördük ki suçlanan faaliyetlerin hepsi BDP’nin yasal faaliyetleri. Cuma namazıdır, çadır eylemidir, basın açıklamalarıdır, bildiğiniz demokratik eylemler. Mesela Galatasaray meydanında yapılan birçok eylem konusunda soru sordular savcılar. Basın açıklaması sırasında bir fotoğraf çekilmiş, onu gösteriyorlar ve ‘Bu siz misiniz?’ diye. Biz avukatlar bundan ötürü aynı TEM’de olduğu gibi ifadelere katılmama kararı aldık. Müvekkillerimiz de suçlaması yapılan eylemlerin hepsinin BDP’nin yasal faaliyetleri olduğunu, bunların yasal bir partinin meşru faaliyetleri olduğunu, bundan dolayı herhangi bir suçlama yapılmasının söz konusu olamayacağını belirterek bu durumu protesto etmek için savcılıkta da ifade vermediler.</p>
<p>KARAR OPERASYONDAN ÖNCE ZATEN VERİLMİŞ</p>
<p><strong>* Savcıların tutumu peki? </strong></p>
<p>- Onlar zaten baştan işi bitirmişler. Kafalarında kararı vermişler. ‘Siz ne söylerseniz söyleyin’ tarzında bir tavırları vardı. Avukatlar da usulen orada duruyor, müvekkiller de usulen çağırılıp dinleniyor, sadece sorguyla ilgili formaliteler yerine getirilsin diye insanlar oraya getirildi, biz oraya gittik. Yoksa savcıların hepsi kafalarında kararını vermiş, herkesi tutuklama istemiyle mahkemeye sevk ediyor. Cezalandırmak için kafasında yeteri mekanizmayı kurmuş. Takındıkları tavırlardan, konuşmasından, yaklaşımından onu zaten hemen görüyorsunuz. Kararı operasyonlardan, insanları gözaltına almaya başlamadan önce vermişler zaten.</p>
<p><strong>* Dosyada gizlilik kararı verilmiş olmasına rağmen, Zaman ve Taraf gazetesinde BDP İl ve İlçelerinin dinlendiği telefon görüşmelerinin dökümleri yayılandı…</strong></p>
<p>- Zaten esas sorgulanması gereken husus da budur. Öyle ki, dosyada kısıtlama ve gizlilik kararı var diye biz avukatlar olarak hiçbir bilgiye belgeye, suçlamalara erişememişken, ertesi gün bir baktık ki bazı gazetelerde dosya ile ilgili çarşaf çarşaf bilgi ve belgeler çıktı. Nasıl bir şey ben anlamadım. Mesela bugün Taraf gazetesi muhabiri Mehmet Baransu adliyede oradan oraya geziyordu ve önceki gün de bu haberler Taraf’ta çıkmıştı. Bunu sorgulamak gerekiyor. Yani avukatlara bile verilmeyen, paylaşılmayan bilgiler ertesi gün bir gazetenin manşetinde nasıl çıkıyor? Yargı da polis de Gülen cemaatine bağlı ve kendilerine yakın gazetelere de servis ediyorlar. Zaten Terörle Mücadele şubesine gittiğiniz zaman oradaki polislerin cemaatçi olduklarını hemen anlıyorsunuz.</p>
<p><strong>* Bu operasyonlar, tutuklamalarla nereye varılmak isteniyor? </strong></p>
<p>- Mesela Fatih Altaylı bunu zaten yazmıştı daha önce. Bayramdan sonra tutuklamalar olacağının açıkça söylemişti. Demek ki tepelerde bir yerde bunun kararı daha önce verildi ki bu adam da bu bilgiye ulaştı. Ve hakikaten onun dediği gibi oldu hemen bayram ertesinde bu operasyonlar başladı. Sonra da Başbakan Erdoğan’ın BDP’ye yönelik ‘Bizden iyi niyet beklemesinler’ demeci geldi ve düğmeye basıldı.</p>
<p>Burada amaç BDP’yi, Kürt siyasetini ve demokratik Kürt muhalefetini zayıflatmak, sindirmektir. Bu zaten beyhude bir çabadır çünkü siyasilerin de demeçlerinden anlaşılabileceği gibi herkes çok kararlı ve hiçbir şekilde kimse bu baskı ve siyasi soykırım karşısında geri adım atmayacak. Çünkü zaten burada suçlanan tüm eylemler BDP’nin yasal eylemleri. Hiç birinin içersinde şiddet içeren bir husus yok. Galatasaray meydanında oturdu diye bir insanı “terör suçlusu” olarak yargılamak ne demektir?</p>
<p>Hukukun bu kadar ayaklar altına alındığı, avukatların bu kadar dışında bırakıldığı başka bir süreç yoktur.12 Eylül’de bile avukatlara ifadesine girdiği kişinin,ifade tutanağı verilirdi. En kötü şartlarda bile yoğun bir hukuka aykırılık durumu oluşmamıştı. Ama AKP hükümeti döneminde, her polisin bir savcı, her savcının da bir başbakan kadar yetkili olduğunu görüyoruz ve keyfi bir biçimde bu uygulamaları devam ettiriyorlar.</p>
<p><strong>Zeynep Kuray-ANF</strong></p>

<p class="sayac_bilgi">10 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evindarim.org/manset/iste-kck-suclari-cadir-kurmak-namaz-kilmak-aciklama-yapmak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hava Saldırıları ve Operasyonlar Artarak Devam Ediyor</title>
		<link>http://www.evindarim.org/manset/hava-saldirilari-ve-operasyonlar-artarak-devam-ediyor</link>
		<comments>http://www.evindarim.org/manset/hava-saldirilari-ve-operasyonlar-artarak-devam-ediyor#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Oct 2011 13:17:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evindar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evindarim.org/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Basına Kamuoyuna! 1. 6 Ekim günü 19.00-20.00 saatleri arasında Medya Savunma Alanlarına bağlı Xınêrê alanına bağlı Şehitlik’e yönelik olarak sömürgeci TC ordusuna ait savaş uçakları tarafından hava saldırısı gerçekleştirilmiştir. 2. 6 Ekim günü 20.00-21.00 saatleri arasında Medya Savunma Alanlarına bağlı Zagros’u Hergüş köyüne yönelik olarak sömürgeci TC ordusuna ait savaş uçakları tarafından hava saldırısı gerçekleştirilmiştir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Basına Kamuoyuna!</em></strong></p>
<p><strong>1. </strong>6 Ekim günü 19.00-20.00 saatleri arasında Medya Savunma Alanlarına bağlı Xınêrê alanına bağlı Şehitlik’e yönelik olarak sömürgeci TC ordusuna ait savaş uçakları tarafından hava saldırısı gerçekleştirilmiştir.</p>
<p><strong>2. </strong>6 Ekim günü 20.00-21.00 saatleri arasında Medya Savunma Alanlarına bağlı Zagros’u Hergüş köyüne yönelik olarak sömürgeci TC ordusuna ait savaş uçakları tarafından hava saldırısı gerçekleştirilmiştir.</p>
<p><strong>3. </strong>6 Ekim günü 08.00-10.00 saatleri arasında Medya Savunma Alanlarına bağlı Haftanin’in Şehit Ayhan ve Şehit Sipan alanlarına yönelik olarak işgalci TC ordusu tarafından havan ve obüs saldırısı yapılmıştır.</p>
<p><strong>4. </strong>6 Ekim günü 18.00 -21.00 saatleri arasında Medya Savunma Alanlarına bağlı Haftanin’in Bektorya alanına yönelik olarak işgalci TC ordusuna ait tanklar ile top saldırısı yapılmıştır.</p>
<p><strong>5. </strong>6 Ekim günü öğleden sonra Hakkari’nin Şemdinli ilçesi ile Rubarok Beldesi arasında bulunan Bênavok köyü yakınlarında gerillalarımız tarafından bir eylem gerçekleştirilmiş, gerçekleştirilen eylem sonucunda düşmanın 1 askeri gerillalarımız tarafından öldürülürken 1 asker ise yaralanmıştır.</p>
<p><strong>6. </strong>7 Ekim günü 04.00-08.30 saatleri arasında Bingöl’ün Adaklı ilçesine bağlı Karkuç yakınlarında Batufa, Mayın, Koordine Tepeleri ile Karker Boğazı, Kızılağaç, Kela Cehennem, Çatak Yaylaları ve Şehit Rodi alanlarına yönelik olarak işgalci TC ordusu tarafından indirmeler yapılarak bir operasyon başlatılmıştır. Alandaki operasyon halen devam etmektedir.</p>
<p><strong>7. </strong>4 Ekim günü 16.00-17.15 saatleri arasında Amed – Bingöl arasında gerillalarımız tarafından bir yol kesme eylemi gerçekleştirilmiştir. Eylem ardında işgalci TC ordusuna ait kobra tipi helikopterler ile Korxê, Bilbilek alanları yoğun bir şekilde bombalanmıştır. Alana takviye edilen tank ve zırhlı araçlar ile 5 Ekim günü sabahına kadar alan bombalanmıştır. İşgalci TC ordusu tarafından alana gidiş çıkışlar yasaklanmış ve gece geç saatlere kadar alan bombalanmıştır. Yapılan yoğun bombalama sonucu Hasan Engin – Müslüm Göçer adlı gerillamız şahadete ulaşmıştır.</p>
<table width="100%" border="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="104"> </td>
<td>Kod Adı: Hasan Engin<br />
Adı Soyadı: Müslüm Göçer<br />
Doğum  Yılı ve Yeri:  1988 / Amara, Halfeti, Urfa<br />
Baba Adı: Yusuf<br />
Katılım Yılı ve Yeri: 2010 /  Amed<br />
Şahadet Tarihi ve Yeri: 5 Ekim 2011 / Bingöl</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>2010 Yılında Hareketimize Katılan Hasan arkadaşımız Önderliğimizin doğup büyüdüğü köyün içinden olup yaşamın her anında düşmanın bu köyden olmasına karşı geliştirdiği dıştalayıcılığı görmüştür. Hasan arkadaşımız Önder Apo&#8217;nun doğup büyüdüğü bu toprakların bir insanı olmanın gurur ve onuruyla bu mücadeleyi sahiplenmiş ve gerilla saflarımıza katılım sağlamıştır.</p>
<p>Henüz yeni katılım sağlayan Hasan arkadaşımız düşmanla girilen çatışmada Özgür bir toplumun Özgür insanı olmak yolunda direnerek şahadete ulaşmıştır</p>
<p><strong>8. </strong>5 Ekim günü saat 05.00 sularında Hakkari’nin Marinos ve Kato Marinos alanlarına yönlik olarak işgalci TC ordusu tarafından bir operasyon başlatılmıştır. Kelacengê Sırtları, Kato Marinos, Kato Ortê ve Kejanê alanlarına indirmeler yapılarak başlatılan operasyon kapsamında kobra tipi helikopterler ile alan 3 saat boyunca bombalanmıştır. Ardından Kelacengê ve Kato Ortê sırtlarına yönelik olarak öğlen saatlerine kadar tanklar tarafından bombardıman yapılmıştır. Yine işgalci TC ordusuna ait savaş uçakları tarafından 8 sefer Geliyê Marinos’a yönelik olarak hava saldırısı gerçekleştirilmiştir. Bu saldırılardan da sonuç alamayan işgalci TC ordusu Geliyê Kavalê ve Geliyê Haritêye tank ve zırhlı araçlar yerleştirmiş, ardından Kato Kavalê ve Kato Ortê tanklarla bombalanmıştır. Aynı gün saat 17.00 sularında 2 kobra tipi helikopter ile Katonun güneyi bombalanmış, Siwarê Xelê, Marinos ve Tûyê arasındaki sırtlara indirmeler yapılarak operasyonun kapsamı genişletilmiştir.</p>
<p><strong>7 Ekim 2011 </strong></p>
<p><strong>HPG Basın-İrtibat Merkezi</strong></p>

<p class="sayac_bilgi">75 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evindarim.org/manset/hava-saldirilari-ve-operasyonlar-artarak-devam-ediyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALTINDA KALIRSINIZ</title>
		<link>http://www.evindarim.org/manset/altinda-kalirsiniz</link>
		<comments>http://www.evindarim.org/manset/altinda-kalirsiniz#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Oct 2011 11:26:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evindar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Amed]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Antep]]></category>
		<category><![CDATA[BDP]]></category>
		<category><![CDATA[DTK]]></category>
		<category><![CDATA[KCK]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evindarim.org/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[HABER MERKEZİ / ANKARA Kürt siyasetine yönelik soykırım operasyonları dün de İstanbul, Amed, Êlîh, Derik, Misirc ve Ankara’da sürdü. Aralarında belediye başkanları, BDP yöneticileri ile gazetecilerin bulunduğu 150’den fazla kişi gözaltına alındı. Kamuoyu ise zulme dönüşen operasyonlara sessiz kalıyor. 6 İLDE ZULÜM OPERASYONU Ağustos ayından bu yana 3 bin 500’ün üzerinde Kürt siyasetçinin gözaltına alınması, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>HABER MERKEZİ / ANKARA Kürt siyasetine yönelik soykırım operasyonları dün de İstanbul, Amed, Êlîh, Derik, Misirc ve Ankara’da sürdü. Aralarında belediye başkanları, BDP yöneticileri ile gazetecilerin bulunduğu 150’den fazla kişi gözaltına alındı. Kamuoyu ise zulme dönüşen operasyonlara sessiz kalıyor.</p>
<p>6 İLDE ZULÜM OPERASYONU</p>
<p>Ağustos ayından bu yana 3 bin 500’ün üzerinde Kürt siyasetçinin gözaltına alınması, bin 500’ünün tutuklanmasıyla sonuçlanan operasyonlar dün de 6 ilde eşzamanlı sürdürüldü. Yapılan zulüm operasyonlarında aralarında gazeteciler, BDP PM üyeleri, il ve ilçe yöneticileri, belediye başkanlarının da bulunduğu 150’den fazla kişi gözaltına alındı.</p>
<p>İSTANBUL’DA 100’DEN FAZLA GÖZALTI</p>
<p>“KCK” adı altında yapılan eşzamanlı operasyonlar İstanbul’un tamamına yayıldı. İstanbul’un 18 ilçesinde yapılan baskınlarda çoğunluğu BDP PM üyesi, ilçe başkanı, ilçe eşbaşkanı ve yöneticisi, belediye meclis üyeleri 100’den fazla kişi gözaltına alındı. Hızını alamayan polis gazetemiz çalışanları Kazım Şeker ile Türkan Ökmen’i de gözaltına aldı.</p>
<p>BELEDİYE BAŞKANI GÖZALTINDA</p>
<p>Amed, Mêrdîn ve Ankara’da da 50’den fazla kişi gözaltına alındı. Amed ve Erxenî’de çoğunluğu BDP yöneticileri, BDP Kadın Meclisi ve kent meclisi üyeleri 56 kişi gözaltına alındı. Mêrdîn’de Derik Belediye Başkanı Çağlar Demirel evinin kapısı kırılarak gözaltına alındı. BDP Genel Sayman Yardımcısı Salih Yıldız, Ankara’da gözaltına alındı.</p>
<p>Tûx’da 6 kişi tutuklandı</p>
<p>Gözaltılarla birlikte tutuklamalar da tam gaz sürüyor. Bedlîs’in Tûx ilçesinde 30 Eylül’de gözaltına alınan ve aralarında BDP’li yöneticiler, belediye başkan yardımcıları ve belediye meclis üyelerinin de bulunduğu 13 kişiden 6’sı tutuklandı. İstanbul’da da 4 gün önce gözaltına alınan 13 parti yöneticisi ve üyesinden 9’u tutuklandı.</p>
<p>Polis bulamadığına karşılık rehine alıyor</p>
<p>Sabahın erken saatlerinde yüzlerce polis, özel harekat timleri eşliğinde yapılan operasyonlar tam bir zulme dönüştü. Kapıları kıran, evleri darmadağın eden polis evde bulamadığı kişilere karşılık rehine aldı. Beyoğlu’nda BDP 2. Eşbakanı Hayri Eser’in evini basan polis Eser’i evde bulamayınca eşi Cemale Eser’i gözaltına aldı.</p>
<p>KCK buysa genel başkanı da benim!</p>
<p>BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, siyasi soykırım operasyonlarına tepki gösterdi. “Başbakan her gün ülkenin başsavcısı gibi talimatlar yağdırıyor, hedef gösteriyor ve her gün arkadaşlarımız tutuklanıyor” diyen Demirtaş, şöyle konuştu: “Eğer KCK buysa, KCK Genel Başkanı ben oluyorum. Çünkü, tutukladıklarının tamamı BDP’li arkadaşlar.”</p>
<p>SUSMAK SOYKIRIMA ORTAK OLMAKTIR</p>
<p>Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Bundan sonra farklı stratejimiz olacak. Bizden iyi niyet beklemesinler” tehdidiyle birlikte Kürtlere yönelik başlatılan siyasi soykırım tüm hızıyla sürüyor. 12 Ağustos’tan bu yana 3 bin 500’ün üzerinde Kürt gözaltına alınırken, bunların bin 500’ü tutuklandı. Dün de 6 ilde yapılan ev baskınlarında, polis Kürt avına çıktı. Aralarında gazetemiz çalışanları, BDP genel başkan yardımcıları, BDP PM üyeleri, belediye başkanı, DTK, kent meclisleri, il ve ilçe yöneticilerinin de bulunduğu 150’den fazla kişi gözaltına alındı. İstanbul ve Tûx’da (Tatvan) 15 kişi tutuklandı.</p>
<p>İstanbul’da 100’ün üzerinde gözaltı</p>
<p>İstanbul’un 18 ilçesinde “KCK” adı altında yapılan eşzamanlı operasyonlar sonucunda 7 BDP PM üyesi, 18 ilçe başkanı, eşbaşkan ve yöneticisi ile sayıları 58’i bulan parti üyesi, kurum yöneticisi, belediye meclis üyeleri ve gazetemiz editörü Kazım Şeker dahil 96 kişi gözaltına alındı. Özel harekat timlerinin desteğiyle yapılan ev baskınları sonrası gözaltına alınanlar Yenibosna Adli Tıp Kurumu ve Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık kontörlünden geçirilmelerinin ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Operasyonda gözaltına alınan isimlerin evleri didik didik aranırken, evlerinde ulaşılamayan bazı BDP’li yöneticilerin eşleri gözaltına alındı.</p>
<p>Gazetemiz Özgür Gündem çalışanları Kazım Şeker ile Türkan Ökmen ve Azadiya Welat Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni ve gazetenin yazarı Tayip Temel de gözaltına alındı</p>
<p>Gözaltına alınanların bazılarının isimleri şu şekilde: BDP PM üyeleri: Hülya Yer, Çiğdem Kılıçgün Uçar, Cesim Soylu, Gıyasettin Mordeniz, Emine Çaynak, Songül Çelik ve Deniz Zarakolu. İstanbul eski ve yeni il yöneticileri: Dursun Yıldız, Ayşe Berktay, Aydemir Anlı, Mehmet Kaymaz, Nural Doğan, Pınar Tarlak, Mehmet Beyazıt, Aziz Tunç, Felemez Erkan, Şehmus Erol, Cafer Selçuk, İsmail Adanmış. Bağcılar İlçe Eşbaşkanı Eşref Yaşar ve parti üyesi Ahmet Demirsoy. Bahçelievler İlçe Başkanı Faruk Tur. Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Arif Yılmaz. Arnavutköy İlçe Başkanı Galip Ateş. Sancaktepe İlçe Başkanı Çiçek Arınç. BDP Sultangazi İlçe Başkanı Ruken Timuçin, BDP İl Yöneticisi Abdullah Geldi. Güngören İlçe Başkanı Talip Mikailoğulları. Ümraniye İlçe Başkanı Asuman Ergün. Şişli İlçe Başkanı Metin Eren. Esenler İlçe Başkanı Mehmet Tayyip Aslan. Küçükçekmece: İlçe Başkanı Salih Baykal. Üsküdar İlçe Başkan Yardımcısı Mehmet Şerif Mergen. Esenler İlçe Başkanı Mehmet Tayyip Aslan ile parti üyeleri Şeyhmus Aydın ve Üzeyir Kutun. Bayrampaşa’da DTK üyesi Hikmet Kaymaz, BDP İlçe Yöneticisi Cumali Kaya ve ismi öğrenilemeyen 2 kişi. Sultangazi’de Aynetu Bulut, Hatice Vural, Songül Çayırlı, Gülşen Çayırlı, Aziz Tülay, Selahattin Tekin, İhsan Yelez, Muzaffer Güzel. Avcılar İlçe Başkanı Hikmet Duman. Tuzla ilçe yöneticileri Faik Taşkaya ve Yüksel Gözde. Maltepe’de BDP üyesi Akgül Bozdağ. Kağıthane İlçe Yöneticisi Üzeyir Akbulut. Beyoğlu İlçe Eşbaşkanı Fatma Dikmen, 2. Eşbaşkan Hayri Eser’in eşi Cemale Eser ile YAKAY-DER Yöneticisi Kemal Aydın, Tutuklu Aileleri Derneği (TUAD) yöneticisi Lütfiye Gürbüz, gazetemiz çalışanları Kazım Şeker ve Türkan Ökmen ile Ülker Özatik, Abdulhakim Süzgeç, Canşah Çelik, PM üyesi Songül Çelik, Cahit Özmaya ile eşi Semra Özmaya, Arnavutköy Belediye Meclis Üyesi Hatice Ural, Vahap Nas, İsmail Erdoğan, Yunus Akbaş ve Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) üyesi Önder Dişlioğlu. Av. Gönül Erdem.</p>
<p>Amed’de 50’den fazla gözaltı</p>
<p>Amed merkezde düzenlenen ev baskınlarında yaklaşık 40 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile yapılan ev baskınlarında gözaltına alınanlar arasında BDP’li belediye başkanları, BDP il yöneticileri, BDP Kadın Meclisi ve kent meclisi üyeleri bulunuyor. Bu arada Amed’de gözaltına alınan ve isimleri öğrenilen 21 kişinin isimleri şöyle: BDP eski Eşbaşkan Yardımcısı Erkan Pişkin, Amed Kent Meclisi Sözcüsü Zübeyde Zümrüt, BDP Kadın Meclisi’nden Fatma Kaşan, BDP Amed İl Başkan Yardımcısı Mehmet Aksünger, il yöneticileri Ahmet İlan, Nesip Gültekin, Mehmet Güzel, Burhan Karakoç ile eski il yöneticisi Resul Erkaplan, Dr. İlhan Diken, Abdurahim Sertbaş, Bağlar Belediye Meclis Üyesi Ali Alkan, BDP üyeleri Ahmet Yerlikaya, Necla Korkmaz, Büyükşehir Belediyesi çalışanı Gafur Şen, Bağlar Belediyesi Meclis Üyesi Hüsamettin Çiçek, BDP çalışanı Atilla Koca, Mehmet Ermiş, Serdest Tan, Azadiya Welat Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni ve gazetenin yazarı Tayip Temel ve ismi öğrenilemeyen 2 kişi.</p>
<p>Amed’in Erxenî (Ergani) ilçesinde de çok sayıda eve düzenlenen baskınlarda 12 kişi gözaltına alındı. Baskınlarda aralarında İl Genel Meclis Üyesi Ahmet Kınık, Erxenî eski İlçe Başkanı Mehmet Duman, Şemsettin Kaplan, Arif Aslan ve Ali Aslan’ın da bulunduğu 12 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.</p>
<p>Belediye Başkanı gözaltında</p>
<p>Mêrdîn’in (Mardin) Derik ilçesinde ise, Derik Belediye Başkanı ve DTK Koordinasyon Kurulu Üyesi Çağlar Demirel, Êlîh’de (Batman) DTK Êlîh Sözcüsü Osman Akdağ, Sêrt’in (Siirt) Misirc (Kurtalan) ilçesinde belediye meclisi bağımsız üyesi Mehmet Koyuncu Kürt siyasetçilere uygulanan soykırım furyası dahilinde gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar Amed’e götürüldü.</p>
<p>Ankara’da 1 gözaltı</p>
<p>Ankara’da ise, BDP Genel Sayman Yardımcısı Salih Yıldız, evine yapılan polis baskını ile gözaltına alındı. BDP çalışanı Mahmut Polat’ın da evine baskın düzenlendi.</p>
<p>Dîlok’ta 19 kişi adliyeye sevk edildi</p>
<p>1 Ekim günü Dîlok (Antep) merkez Şehit Kamil ve Şahinbey ilçelerinde BDP yöneticilerinin evleri ile KURDÎ-DER ve Medya Kültür Sanat Merkezi binalarına düzenlenen baskınlar sonucu gözaltına alınan 19 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından Antep Adliyesi’ne getirildi. DİHA Mersin muhabiri Aydın Yıldız ve Mersin’de gözaltına alınan BDP PM Üyesi Filiz Yılmaz, BDP Dîlok İl Eşbaşkanı Habibe Tışkaya, il yöneticileri Abdullah Acar, Ahmet İlbaş, Şükrü Özalp, Mahmut Şimşek, Şahinbey İlçe Başkanı İsmail Demir, Şahinbey ilçe yöneticileri Tahir Özmen, Duri Kaygısız, kapatılan DTP’nin İl Başkanı Ali Şimşek, DTP eski İl Başkan Yardımcısı İbrahim Yıldız, DTP eski İl Başkanı Mustafa Tunç, DTP Şehit Kamil eski İlçe Başkanı Salih Çağri, KURDÎ-DER Başkanı Abdullah İnce’nin de aralarında bulunduğu 19 kişinin savcılıktaki işlemlerinin başladığı kaydedildi.</p>
<p>‘Direnişe devam’</p>
<p>Kürt siyasetçilere yönelik gerçekleştirilen siyasi operasyonlara tepki gösteren BDP Amed İl Başkanı M. Ali Aydın, operasyonlarla “Siyasetten çekilin” baskısı yapıldığını söyledi. Aydın, tutuklamalara karşı tek bir adım dahi geri atmayacaklarını belirterek, “Direnişe devam” dedi. İstanbul’da da Kürtlere yönelik siyasi operasyona EMEP, ESP, ÖDP, Türkiye Barış Meclisi ve 78’liler Federasyonu gibi siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri tarafından tepki gösterildi. Yapılan açıklamada, operasyonun amacının Türkiye’deki sol, sosyalist ve tüm muhalif kesimleri buluşturacak, “Demokratik Kongre” ve tecride karşı Gemlik’e yapılacak olan “Barış Yürüyüşü”nü engellemek olduğu belirtildi. BDP Erxenî İlçe Örgütü, polisin düzenlediği ev baskınları ve gözaltıları kınadı.</p>
<p>‘KCK buysa başkanı ben oluyorum’</p>
<p>BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, gözaltına alınıp tutuklananların tamamının BDP’li olduğunu belirterek şunları söyledi: “Başbakan her gün ülkenin başsavcısı gibi talimatlar yağdırıyor, hedef gösteriyor ve her gün arkadaşlarımız tutuklanıyor. KCK operasyonları adı altında parti meclisi üyemiz, belediye başkanımız, bütün parti çalışanlarımız tutuklanıyor. Eğer KCK buysa, KCK Genel Başkanı ben oluyorum. Çünkü, tutukladıklarının tamamı BDP’li arkadaşlar. Dolayısıyla böyle bir ortamda nasıl olgun, uzlaşmacı, çözüme dair siyasi tartışmalar yürütebiliriz, biz bunu da kendi içimizde tartışıyoruz.”</p>
<p>2 ilde 15 kişi daha tutuklandı</p>
<p><img id="12849" src="http://www.ozgur-gundem.com/common/nuce/images/2011/10//nuce_05102011-093901-1317800341.2.jpg" alt="" />Bedlîs’in (Bitlis) Tûx (Tatvan) ilçesinde 30 Eylül’de yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan ve aralarında BDP’li yöneticiler, belediye başkan yardımcıları ve belediye meclis üyelerinin de bulunduğu 13 kişi önceki gün Wan’da savcılığa çıkarılmıştı. Burada ifadeleri alınan 13 kişiden 7’si serbest bırakılırken, BDP İlçe Eşbaşkanları Hayrettin Çaçan ve Zahide Karadaşlı, Tûx Belediye Başkan Yardımcısı Nedim Işık, Belediye Meclis Üyesi Nasır Ölçer ve eski ilçe yöneticilerinden Celal Orak ile İzzet Özbek “örgüt yöneticisi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla tutuklandı.</p>
<p>İstanbul’da ise Kartal ve Pendik ilçelerinde 4 gün önce yapılan baskınlarda gözaltına alınan ve aralarında BDP İlçe Başkanı Süleyman Özcan’ın da bulunduğu 13 parti yönetici ve üyesi, önceki gün Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilmişti. 4 kişi serbest bırakılırken, İlçe Başkanı Özcan’ın da aralarında bulunduğu 9 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi">13 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evindarim.org/manset/altinda-kalirsiniz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>80 Yasindaki Kadin bogazi kesilerek öldürürdü</title>
		<link>http://www.evindarim.org/kadin/46</link>
		<comments>http://www.evindarim.org/kadin/46#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Oct 2011 20:21:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evindar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[Polis]]></category>
		<category><![CDATA[tarsus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evindarim.org/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[Mersin &#8211; Mersin’in Tarsus ilçesinde tek başına yaşayan 8 çocuk annesi Alınan bilgiye göre, Atatürk Caddesi Hikmet Gürbüz apartmanı 2&#8242;nci katta tek başına yaşayan Fatma Aslan&#8217;dan haber alamayan komşularının polisi araması üzerine eve gelen polis ekibi, yaşlı kadının önce bıçaklanarak, ardından boğazı kesilerek öldürülmüş halde buldu. Kapıda herhangi bir zorlamanın olmadığı tespit edilirken, evde bıçaklanarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.evindarim.org/wp-content/uploads/2011/10/602b2f37-1.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-50" title="602b2f37-1" src="http://www.evindarim.org/wp-content/uploads/2011/10/602b2f37-1-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a>Mersin &#8211; </strong></span>Mersin’in Tarsus ilçesinde tek başına yaşayan 8 çocuk annesi Alınan bilgiye göre, Atatürk Caddesi Hikmet Gürbüz apartmanı 2&#8242;nci katta tek başına yaşayan Fatma Aslan&#8217;dan haber alamayan komşularının polisi araması üzerine eve gelen polis ekibi, yaşlı kadının önce bıçaklanarak, ardından boğazı kesilerek öldürülmüş halde buldu.</p>
<p>Kapıda herhangi bir zorlamanın olmadığı tespit edilirken, evde bıçaklanarak öldürüldüğü belirtilen 80 yaşındaki kadının, 8 çocuk annesi olduğu ve kolundaki altın bileziklerinde çalındığı bildirildi. Bu arada olayı yapan kişi veya kişilerin evde sigara içtikleri ve olay sonrasında ellerini banyoda yıkadıkları belirlendi.</p>
<p>Polis ve Cumhuriyet Savcılığı olayla ilgili soruşturmayı çok yönlü sürdürürken, Kızları ve yakınları olayı duyunca sinir krizleri geçirdi. Yaşlı kadının yarın toprağa verileceği öğrenildi.</p>

<p class="sayac_bilgi">8 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evindarim.org/kadin/46/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‘Kıdem’e karşı mücadele çağrısı</title>
		<link>http://www.evindarim.org/manset/%e2%80%98kidem%e2%80%99e-karsi-mucadele-cagrisi</link>
		<comments>http://www.evindarim.org/manset/%e2%80%98kidem%e2%80%99e-karsi-mucadele-cagrisi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2011 09:44:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evindar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi - Emek]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[ESP]]></category>
		<category><![CDATA[Gasp]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi]]></category>
		<category><![CDATA[Kıdem]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyalist]]></category>
		<category><![CDATA[Tazminat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evindarim.org/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[İZMİR ESP/Sosyalist İşçi Meclisleri, AKP hükümetinin işçilerin iş güvencesini sağlayan “Kıdem tazminatı”nı kaldırma çalışmalarını protesto ederek, mücadele çağrısında bulundu.Karşıyaka Yalı Caddesi önünde bir araya gelen ESP/Sosyalist İşçi Meclisleri üyesi bir grup, “Kıdem tazminatına karşı birleşik mücadeleye” pankartı açarak, “Kıdem tazminatı hakkımız gasp edilemez” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları attı. Grup adına konuşan Seyithan Korkmaz, AKP’nin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><strong><span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;">İZMİR</span></strong></h1>
<div><img src="http://www.ozgur-gundem.com//common/nuce/images/2011/10/nuce_03102011-105222-1317631942.68.jpg" alt="" width="280" height="186" align="right" />ESP/Sosyalist İşçi Meclisleri, AKP hükümetinin işçilerin iş güvencesini sağlayan “Kıdem tazminatı”nı kaldırma çalışmalarını protesto ederek, mücadele çağrısında bulundu.Karşıyaka Yalı Caddesi önünde bir araya gelen ESP/Sosyalist İşçi Meclisleri üyesi bir grup, “Kıdem tazminatına karşı birleşik mücadeleye” pankartı açarak, “Kıdem tazminatı hakkımız gasp edilemez” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları attı. Grup adına konuşan Seyithan Korkmaz, AKP’nin yaptığı düzenlemelerle devletin ve patronların omuzlarındaki yükleri atmaya çabaladığını belirterek, “Kıdem tazminatlarını gasp etme girişimi AKP’nin temsilcisi olduğu sermaye sınıfına bir hizmetidir. Yapılmak istenen işçi sınıfının kazanılmış haklarını sermayeye peşkeş çekme hamlesidir” şeklinde konuştu.</p>
<p>Korkmaz, sermayenin kıdem tazminatı saldırısına karşı bütün güçleriyle direneceklerini ifade ederek, emekten yana olan kesimleri direnmeye çağırdı.</p>
</div>

<p class="sayac_bilgi">7 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evindarim.org/manset/%e2%80%98kidem%e2%80%99e-karsi-mucadele-cagrisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‘Salname’ ile moral değerleri arşivledik</title>
		<link>http://www.evindarim.org/manset/%e2%80%98salname%e2%80%99-ile-moral-degerleri-arsivledik</link>
		<comments>http://www.evindarim.org/manset/%e2%80%98salname%e2%80%99-ile-moral-degerleri-arsivledik#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2011 09:42:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evindar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Emedé Xani]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>
		<category><![CDATA[Salname]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evindarim.org/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[Ehmedê Xanî ile ilgili 2010’da yayınlanmış yazıların yer aldığı “Salname” Belge Yayınları’ndan çıktı. Salname’nin yazarlarından Nihat Gültekin, Xanî’nin önemli bir değer olduğunu belirterek yaptıkları çalışma ile bu değerleri arşivlediklerini söyledi.Salname’yle değerleri arşivledik Şaşıp kaldım ben, Allah’ın hikmetinde Kürtler, dünyanın şu varlık ve devletinde Acep hangi nedenle nasipsiz kalmışlar Ve neden hep boyunduruk altına girmişler Belge [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="http://www.ozgur-gundem.com//common/nuce/images/2011/10/nuce_02102011-132957-1317554997.09.jpg" alt="" width="240" height="160" align="right" />Ehmedê Xanî ile ilgili 2010’da yayınlanmış yazıların yer aldığı “Salname” Belge Yayınları’ndan çıktı. Salname’nin yazarlarından Nihat Gültekin, Xanî’nin önemli bir değer olduğunu belirterek yaptıkları çalışma ile bu değerleri arşivlediklerini söyledi.Salname’yle değerleri arşivledik</p>
<p><em>Şaşıp kaldım ben, Allah’ın hikmetinde<br />
Kürtler, dünyanın şu varlık ve devletinde<br />
Acep hangi nedenle nasipsiz kalmışlar<br />
Ve neden hep boyunduruk altına girmişler</em></p>
<p>Belge yayınları ilk defa geçen yıl okuyucularla buluşturduğu bu yılda 2010 yılında Ehmedê Xanî ile ilgili yazıların yer aldığı ‘Salname’yi yayınladı. Mehmet Gültekin, Bahar Gültekin ve Nihat Gültekin’in birlikte hazırladığı kitap, 2010 yılında Xanî’nin eserleri ve hayatı ile ilgili gerek yurtiçinde gerekse de yurtdışında ortaya çıkan literatürü derleyerek yazın hayatına kazandırıyor. Kürtçe- Türkçe yazıların yer aldığı Salname (yıllık), önceki yıllarda yapılan otobiyografik, felsefik ve sosyolojik araştırmaların dışında dil, edebiyat ve Xanî’nin eserleri hakkında ortaya çıkan önemli bilgilere ağırlık veriyor. Salname’nin yazarlarından Nihat Gültekin, Xanî’nin kendi zamanın en büyük vicdanı ve toplumun değerlerinin anlama gücü olduğunu belirterek yaptıkları çalışma ile vicdan ve anlama gücünü arşivlediklerini söyledi. Hafızası olmayan toplumların geleceğini inşa edemeyeceklerini ifade eden Gültekin, Salname’nin en büyük katkılarından birinin toplumsal hafızanın eksik kalan noktalarını kotarmaya katkıda bulunmak olduğunu da kaydetti.</p>
<p><strong>Modeli batıdan aldık</strong></p>
<p>Salname’yi yazma amaçlarının en önemlisinin Xanî’yi yaşama biçimi, düşüncesi ve felsefesiyle içinden çıktığı Kürt halkına bütün yönlerini tanıtmak olduğunu vurgulayan Gültekin, aynı zamanda diğer halklara da Xanî’yi sistemli ve periyodik bir şekilde anlatmaya gayret ettiklerini ifade etti. Kürtler arasında Salname geleneğinin olmadığına değinen Gültekin, çalışmanın modelini batıda yapılan çalışmalardan örneklediklerini, daha çok da Shakespeare ve Goethe üzerine gerçekleştirilen eserlerden oluşturduklarını belirtti. Gültekin, çalışmanın üniversitede okuyan gençler ve akademik çalışma yapanlar için önemli bir başvuru kaynağı da olacağını söyledi. Projeyi hazırlayanlardan olan Mehmet Gültekin’in Xanî ile ilgili 19 yy’da yazılmış yeni bilgileri Avrupa’nın çeşitli kütüphanelerinde araştırarak ortaya çıkardığını kaydeden Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdiye kadar Rus konsolosu Alexsander Jaba’ya verdiği bilgiler üzerinden Xanî hakkındaki bilgilere sahiptik. Bu çalışma ile birlikte aslında en önemli kaynağın Petersburg Üniversitesi Doğu Bilimleri Bölümü’nde akademik çalışmalar yürüten Peter Iwanowitsch Lerch olduğu gördük.”</p>
<p><strong>Saraydan uzaklaşıp halka yaklaştı</strong></p>
<p><img id="12713" src="http://www.ozgur-gundem.com/common/nuce/images/2011/10//nuce_02102011-133001-1317555001.52.jpg" alt="" /></p>
<p><em>Hiçbir beyin huzuruna gitmem ben<br />
Ve esir olanlara kölelik etmem ben<br />
Şu beylik ve vezirlik ki yüzeyseldir<br />
Şu el oyunları ki hepsi düşseldir</em></p>
<p>Xanî’nin Kürt dilinin ve edebiyatının gelişim konusunda mihenk taşı olduğuna dikkatleri çeken Gültekin, Xanî’nin Kürt dilini kullanmanın yanında gelecek kuşaklara aktarılması ve geliştirilmesi için eserlerinin birçoğunu Kürt çocukları için yazdığının da altını çizdi. “Ekseni Kürtçe olmak üzere o dönem egemen olan kültüre karşı alternatif bir akımı başlatmış, sarayda görevli olmasına rağmen saray edebiyatından uzaklaşmış, Kürt toplumunun ihtiyaçlarına göre çalışma yapmıştır” diyen Gültekin, yaşadığı dönemde Kürtlerin aydınlanma merkezi olarak kabul edilen Bitlis Kürt Beyliği’nin dağılmasına rağmen Xanî’nin yaptığı çıkışının moral değerler açısından çok temel bir tutum olduğunun önemine değindi.</p>
<p><strong>Kurumlar Xanî’ye sahip çıkmalı</strong></p>
<p>Xanî’nin Mem û Zîn eserinin ulusal bir destan olduğuna dikkat çeken Gültekin, Xanî’nin Kürtlerin ulusallaşma sürecine birçok yönüyle katkıda bulunduğunu söyledi. Xanî’nin değerinin bugün yeterince bilinmediğini de gözler önüne seren Gültekin, “Xanî ile ilgili yapılan çalışmaları çok yetersiz görüyorum. Bir yandan Kürtlük adına böylesine bir şairiniz ve filozofunuz olacak bir yandan da o kadar çok uzak olacaksınız. Ona halk sahip çıkmıştır ve onu bugüne getiren halktır. Bundan sonra halkın yanında Kürt kurumlarının Xanî’ye sahip çıkması gerekiyor” dedi.</p>
<p><strong>Yurtseverliği tırpanlanıyor</strong></p>
<p>Günümüzde Xanî’nin savunduğu değerlerin altının boşaltılmaya çalışıldığının da önemine değinen Gültekin, Xanî’ye sahip çıkma adına onun yurtseverlik duygularının tırpanlanarak dini yönünün öne çıkarılmaya çalışıldığını da belirtti. “Daha önce Xanî’ye papaz diyen devlet yetkilileri şimdi okullara ismini veriyor. Başbakan, Cumhurbaşkanı ve Kültür Bakanı Xanî’nin yaşatılması için özel çabalar içerisine giriyorlar. Bütün bunlar ince asimilasyon politikalarıdır” diyen Gültekin, bu düşüncesini kanıtlamak içinde şu soruyu soruyor: “Viyana Üniversitesi Kürdoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Celile Celil diyor ki Mem û Zîn’in el yazmasının bir nüshası viyana kütüphanesinde korunuyor. Celil, el yazmasının ilk sayfasının Ehmedê Xanî kitaplığından alınarak yazıldığını belirtiyor. O zaman bende şu soruyu soruyorum mademki sahip çıkıyorsunuz Xanî’nin kütüphanesi nerede.”</p>
<p>Önder ELALDI</p>
</div>

<p class="sayac_bilgi">7 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evindarim.org/manset/%e2%80%98salname%e2%80%99-ile-moral-degerleri-arsivledik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kürtçe dil atölyeleri İstanbul’a yayılıyor</title>
		<link>http://www.evindarim.org/manset/kurtce-dil-atolyeleri-istanbul%e2%80%99a-yayiliyor</link>
		<comments>http://www.evindarim.org/manset/kurtce-dil-atolyeleri-istanbul%e2%80%99a-yayiliyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2011 09:39:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evindar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Enstitü]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtçe]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evindarim.org/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Kürt Enstitüsü, yeni dönemde de açmayı sürdürdüğü “Kürtçe dil atölyeleri” ile dil eğitimi vermeye devam ediyor. Atölyelerle Kürtçe öğrenmek isteyenlere ya da Kürtçesi’ni geliştirmek isteyenlere kapılarını açan İstanbul Kürt Enstitüsü, dil alanında aktif çalışma yapmak isteyenlere dilini geliştirme fırsatı sunuyor.Kürt Enstitüsü yenilenerek yayılıyor Kurulduğu 1992’den bu yana Kürt dilini, kültürünü ve edebiyatını merkeze alan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="http://www.ozgur-gundem.com//common/nuce/images/2011/10/nuce_03102011-110219-1317632539.09.jpg" alt="" width="280" height="186" align="right" />İstanbul Kürt Enstitüsü, yeni dönemde de açmayı sürdürdüğü “Kürtçe dil atölyeleri” ile dil eğitimi vermeye devam ediyor. Atölyelerle Kürtçe öğrenmek isteyenlere ya da Kürtçesi’ni geliştirmek isteyenlere kapılarını açan İstanbul Kürt Enstitüsü, dil alanında aktif çalışma yapmak isteyenlere dilini geliştirme fırsatı sunuyor.<strong>Kürt Enstitüsü yenilenerek yayılıyor</strong></p>
<p>Kurulduğu 1992’den bu yana Kürt dilini, kültürünü ve edebiyatını merkeze alan araştırma ve çalışmaları ile dikkat çeken İstanbul Kürt Enstitüsü, yeni dönemde de açmayı sürdürdüğü ‘Kürtçe dil atölyeleri’ ile dil eğitimi vermeye devam ediyor. Açtığı kurslarla Kürtçe öğretme ve öğrenme konusundaki ihtiyacı gidermeye çalışan enstitü, bu yıl da “Başlangıç, 1., 2. ve 3. kurlardan oluşan ders programı ile öğrencilerini karşılıyor. Bu yıl ilk kez verilecek olan Başlangıç kuru, Kürtçe’yi hiç bilmeyenler için. Birinci kurda çok az oranda Kürtçe bilenlere, cümle, kelime, doğru yazım noktasında dilbilgisi dersleri verilecek. İkinci kura ise, birinci grubu bitiren ya da yapılan sınavdan başarılı çıkan öğrenciler alınacak. Bu kurda da yine cümle kuruluşu, kelime çalışması, dilbilgisi ve genel kültürel bilgiler konusunda derslerin verileceği belirtildi. Enstitünün üçüncü kuruna ise, daha önce her iki kursu tamamlayanların yapılacak yazılı ve sözlü sınavın ardından alınacağı açıklandı. Bu kurda ise, cümle kuruluşu, kelime çalışması, dilbilgisi, doğru yazım kurallarının yanı sıra, dil ve edebiyat, coğrafya, tarih, sanat, medya alanlarına dair genel bilgiler öğretilecek.</p>
<p><strong>Dimilkî lehçesinde de dersler veriliyor</strong></p>
<p><img id="12770" src="http://www.ozgur-gundem.com/common/nuce/images/2011/10//nuce_03102011-110222-1317632542.13.jpg" alt="" width="280" height="186" /></p>
<p>Enstitüde, Kirmancki-Dimilkî lehçesinde de birinci kur seviyesinde dersler verilecek. Her kur haftada iki gün 4 saat olarak belirlenirken, sınıflar 20-30 kişiden oluşuyor. Dil atölyeleri haricinde bu yıl açılacak “Öğretmen yetiştirme kursu”na ise dil alanında aktif çalışma yürüten öğrenciler katılabilecek. Dil atölyeleri sadece enstitü merkezi ile sınırlı kalmayıp, talep gelen her bölgede oluşturulacak.</p>
<p>Bu yıl birçok ilke imza atacak Kürt Enstitüsü’nde, çocuklara yönelik birkaç farklı noktada pedagojik formasyonlu eğitimciler eşliğinde dil çalışmaları da yürütülecek. Tüm bu çalışmalara imza atacak olan enstitü, İstanbul genelinde dönem dönem dil, tarih, edebiyat vb. toplumsal konularda panel ve seminerler organize ederek halkla buluşacak.</p>
<p>İSTANBUL / DİHA</p>
</div>

<p class="sayac_bilgi">6 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evindarim.org/manset/kurtce-dil-atolyeleri-istanbul%e2%80%99a-yayiliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

